
Mayıs ayının 27. günü Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida Eyaleti'nin Cape Caneveral askeri üssünden akşam saat 11.00'de uzaya bir Delta IV roketi yollandı. Bu roketler yıllardır uzay araştırmaları için kullanıldığından, bu sıradan bir olay olarak görülebilir, oysa haberin önemi roketin taşıdığı yükte. Delta IV roketi Amerikan Hava Kuvvetleri'ne ait GPS II F1 uydusunu uzaya götürdü. Neydi bu uydunun önemi? Adından da anlaşılacağı üzere bu uydu ikinci nesil GPS sisteminin ilk uydusu.
Cep telefonlarımızdan arabalarımıza, uçaklardan füzelere, askeri kullanımlardan, sportif kullanımlara her alanda hayatımızın bir parçası oldu GPS. Küresel Konumlandırma Sistemi'nin (GPS), bulunulan yer ve saat bilgilerinin her türlü hava koşullarında, dünya üzerinde her zaman ve her yerden doğru bir şekilde alınmasını sağlayan bir uzay tabanlı küresel navigasyon uydu sistemi olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Biraz tarihçesine bakacak olursak; fikrin temelleri İkinci Dünya Savaşına dayansa da ilk deneysel uydu 1978 yılında uzaya yollandı. Tamamen işlevsel hale geldiği Nisan 1995 yılına kadar 11 deneysel uydu uzaya yollanmış, bunlardan 10 tanesi başarı ile kullanılmış 24 uyduluk sistem devreye alınmıştı.
İlk GPS sistemlerinde sivil ve askeri kullanıcıların ulaşacağı iki değişik sinyal sistemi bulunmaktaydı. Askeri uygulamaların gerektirdiği hassasiyet, düşmanların elinde kendileri için çok tehlikeli olacağından Amerikan hükümeti 'sivil' kullanıcılara tahsis ettiği sinyalleri daha az hassas olarak yayınlamaya başladı. 1996 yılında Başkan Bill Clinton, sivil uygulamalarında hassas sinyallere ihtiyaç duyduğu gerekçesiyle bu iki ayrı sinyal uygulamasının kaldırılması konusunda bir emir yayınladı. Bu Başkanlık emri 2 Mayıs 2000'de uygulanmaya başladı.
Bu süre içerisinde Rusya, Çin ve Avrupa da benzeri çalışmalar yaptı. 2004 yılında ABD ile Avrupa, Avrupa tarafından geliştirilen Galileo projesi için birlikte çalışma kararı alarak sistemleri arasında bağlantı kurulmasının ilk adımları atıldı. Detayları hakkında fazla bilgi bulunmamakla birlikte Rusya'nın GLONASS sistemini başarıyla kullandığı bilinmekte. Çin'in sadece Asya ve Pasifik okyanusunu kapsayan BEIDOU sisteminin 2020 yılına kadar tüm dünyayı kapsayacak olan COMPASS ile değiştirme çalışmalarında bulunduğu, Japonya'nın sadece Japonya'yı kapsayan QZSS sistemini kullandığı ve Hindistan'ın 2012 yılına kadar Hindistan ve Kuzey Hint okyanusunu kapsayacak IRNSS sistemini devreye alacağı bilinmekte.
2005 yılında modernleştirilmiş uyduların yörüngeye yerleştirilmesiyle birlikte tekrar iki sinyal uygulamasına geçilse de her iki sinyalin hassasiyeti aynı seviyede tutuldu.
Uyduların kullanılabilir ömürlerinin sonuna gelmesi ABD hükümetini IIF serisi modern uyduların yapılması ve yörüngeye yerleştirilmesi konusunda harekete geçirdi. İşte ilkinin 27 Mayıs 2010 günü uzaya yollandığı 12 uyduluk bu seri, şu anda görev yapan ve çok yakında ömürlerinin sonuna gelecek olan 29 uydunun yerine geçecek. Ayrıca 2014 yılından itibaren uzaya gönderilmesi planlanan Lockheed Martin tarafından üretilecek olan III serisi 36 uydu tamamiyle görevi devralana kadar çalışacak.
Bu sistemlerin askeri alandaki uygulamaları kuşkusuz çok önemli. Ancak IIF serisi uydular ile bizler de GPS uygulamalarında birçok gelişmeler izleyeceğiz. Bunlardan biri 'sürücüsüz arabalar'. GPS sinyallerinin hassaslaşması ile her araç kendi bulunduğu yeri birkaç milimetre hata ile bilebilecek ve üzerlerine eklenecek sistemle çevresindeki diğer araçlara aktaracak böylelikle çarpışma olasılığı sıfıra kadar indirilmiş olacak. Tıpkı günümüzde uçaklarda kullanılan 'Hava Trafik Kontrol' sistemleri gibi 'Yer Trafik Kontrol' sistemleri geliştirilecek ve bilgisayarlarla yönetilen araçların süratleri, yerleri ve yönleri kontrol edilip, istenilen yere en kısa sürede ve kazasız olarak varılması sağlanacak.
GPS alıcılarının cep telefonlarına ilave edilmesi ile kullanıcıların bulundukları yerleri çok hassas olarak bilmeleri, gidecekleri adreslere kolayca ulaşabilmelerinin yanı sıra dağcıların ya da küçük çocukların yollarını kaybettiklerinde yetkililere ya da ailelerine bulundukları yeri milimetre hassasiyetinde göndermelerini sağlayacak. Bu uygulama dağcıların, denizcilerin hoşuna gideceği gibi kıskanç eşlerin de şimdiden ilgisini çekmeye başladı bile. Cep telefonları için yazılan bazı uygulamalar ile GPS sinyallerini kullanarak gün içinde dolaşılan yerleri gösteren kalem büyüklüğündeki cihazlar (Bu cihazlar dağıtım şirketleri personelleri için tasarlanmış olsalar bile) şimdiden alıcılarının kuyruklar oluşturmasına neden olmaya başladılar bile. Siz siz olun, cep telefonunuza yükleyeceğiniz uygulamaya, yanınıza alacağınız cihaza çok dikkat edin. Biri size gözetliyor olabilir.
Kaynak: DigitalAge